Eğitim Denetiminin Yasal
Dayanakları
T.C ANAYASASI
Madde 42- Kimse, eğitim
ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.Öğrenim hakkının kapsamı
kanunla tespit edilir ve düzenlenir.Eğitim ve öğretim, Atatürk
ilkeleri ve İnkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim
esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır.
Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.Eğitim
ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.İlköğretim
kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında
parasızdır.Özel ilk ve orta dereceli okulların bağlı olduğu esaslar,
Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye uygun olarak,
kanunla düzenlenir.Devlet, maddî imkanlardan yoksun başarılı
öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar
ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları
sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak
tedbirleri alır.Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim,
öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür.
Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez. Türkçeden
başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına
ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve Öğretim
kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim
ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir.
Milletler arası andlaşma hükümleri saklıdır.
TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU
Madde 1 - Türkiye
dahilindeki bütün müessesatı ilmiye ve tedrisiye Maarif Vekaletine
merbuttur.
1739 sayılı MİLLİ EĞİTİM TEMEL KANUNU
Madde 17 - Milli eğitimin
amaçları yalnız resmi ve özel eğitim kurumlarında değil, aynı
zamanda evde, çevrede, işyerlerinde, her yerde ve her fırsatta
gerçekleştirilmeye çalışılır. Resmi, özel ve gönüllü her kuruluşun
eğitimle ilgili faaliyetleri, Milli Eğitim amaçlarına uygunluğu
bakımından Millİ Eğitim Bakanlığının denetimine tabidir.
Madde 56 - Eğitim
ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına
yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı
sorumludur.
Madde 58 - (Değişik:
16/6/1983 - 2842/16 md.) Türkiye'de ilköğretim okulu, lise veya
dengi okullar, Milli Eğitim Bakanlığının izni olmaksızın açılamaz.
Milli Eğitim Bakanlığı veya diğer bir bakanlık tarafından açılmış
veya açılacak okullar (Askeri liseler dahil) ile özel okulların
derecelerinin tayini, Milli Eğitim Bakanlığına aittir. Askeri
eğitim kurumlarının dereceleri, Milli Savunma Bakanlığı ile birlikte
tespit edilir. Diğer bakanlıklara bağlı lise ve dengi okulların
program ve yönetmelikleri, ilgili bakanlıkla Milli Eğitim Bakanlığı
tarafından birlikte yapılır ve Milli Eğitim Bakanlığınca onanır.
Diğer bakanlıklara bağlı okullar, Milli Eğitim Bakanlığının gözetim
ve denetimine tabidir. Gözetim ve denetim sonunda uygun eğitim
ortamı ve niteliği taşımayan kurumların denkliği usulüne uygun
şekilde Milli Eğitim Bakanlığınca iptal edilir. Buna ait esaslar
Bakanlar Kurulunca çıkarılan bir yönetmelikle düzenlenir.Milli
Eğitim Bakanlığı Denetim Elemanlarınca denetlenir.
3797 SAYILI MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI TEŞKİLAT
VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN
Madde 2- Milli Eğitim
Bakanlığının görevleri şunlardır:
a) Atatürk İnkılap ve İlkelerine ve Anayasada
ifadesini bulan Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, Türk Milletinin
milli, ahlaki, manevi, tarihi ve kültürel değerlerini benimseyen,
koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve
daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki
temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti
olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen
ve bunları davranış haline getirmiş vatandaş olarak yetiştirmek
üzere, Bakanlığa bağlı her kademedeki öğretim kurumlarının öğretmen
ve öğrencilerine ait bütün eğitim ve öğretim hizmetlerini planlamak,
programlamak, yürütmek, takip ve denetim altında bulundurmak,
Madde 27- Teftiş Kurulu
Başkanlığı, Bakandan alacağı emir veya onay üzerine Bakan adına
aşağıdaki görevleri yapar:
a) Bakanlık teşkilatı ile Bakanlık kuruluşlarının
her türlü faaliyet ve işlemleriyle ilgili olarak teftiş, inceleme
ve soruşturma işlerini yürütmek,
b) Bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek,
mevzuata, plan ve programa uygun çalışmasını temin etmek amacıyla
gerekli teklifleri hazırlamak ve Bakana sunmak,
c) Özel kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.
Teftiş Kurulunun ve Müfettişlerinin görev, yetki
ve sorumlulukları ile çalışma usulleri tüzükle düzenlenir.
625 SAYILI ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU
Madde 2 - Özel öğretim
kurumları Milli Eğitim Bakanlığının denetim ve gözetimi altındadır.
Madde 44 - Amaç ve
faaliyetleri arasında özel öğretim kurumu işletmeciliği bulunan
tesislerin teftiş makamı Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bu gibi tesis,
dernek ve şirketlerin işletmecilikle ilgili her nevi işlem, karar,
faaliyet ve evrakını teftiş ve denetlemeye ve bu kurumların toplantılarında
Hükümet komiseri bulundurmaya Milli Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
Madde 45 - Sözleşmesi
yürürlükte olan yönetici ve öğretmenlerden yetersizliğine iki
teftiş ve denetleme raporuna dayanılarak Milli Eğitim Bakanlığınca
karar verilenlerle hizmete devamında sakınca görülenlerin Bakanlıkça
verilmiş olan çalışma izni iptal olunur. Ve bu durum ilgili kuruma
bildirilir. Bu bildiriş sözleşmenin feshine ve ilgilinin kurumla
ilişiğinin kesilmesine yeter sebep teşkil eder.
Madde 46 - Özel öğretim
kurumunun teftiş ve denetlemesi sırasında, zaruret görülen durumlarda,
Milli Eğitim Bakanlığı o kurumun müdürü ve öğretmenlerine işten
el çektirebilir. Bu takdirde Milli Eğitim Bakanlığı geçici olarak
sorumlu bir müdür ve öğretmen atanması hususunda, kurumun mütalaasını
da gözönünde bulundurmak suretiyle, gerekli tedbiri alır.
Bu kurumlar, faaliyetlerini sadece kazanç sağlamak için düzenleyemezler.
Ancak, Türk Milli Eğitiminin amaçları doğrultusunda eğitimin
kalitesini yükseltmek, gelişmelerine fırsat ve imkan verecek
yatırımlar ve hizmetler yapmak üzere gelir sağlayabilirler.
1702 SAYILI İLK VE ORTA TEDRİSAT MUALLİMLERİNİN
TERFİ VE TECZİYELERİ HAKKINDA KANUN
MADDE 4 - İlk vazifeye
stajyer olarak başlanır. Staj senesi sonunda ehliyet ve tedris
kabiliyeti, talim sicili ve teftiş raporu ile sabit olan stajyerler
muallim unvanını alırlar. Meslekte kıdem, muallim unvanı alındığı
tarihten hesap edilir. Muallim unvanı alınmadıkça terfi edilemez
ve iki sene zarfında muallim unvanını alamayan stajyerlerin vazifesine
nihayet verilir.
MADDE 16 - İlk ve
orta tedrisat muallimlerinin terfilerinde esas kıdemle beraber
vazifelerindeki muvaffakiyetleridir. Bir derecenin kıdem müddetini
ikmal etmiş bulunan bir muallimin daha yüksek bir dereceye terfi
edebilmesi şu vesikalarla muvaffakiyetini ispat etmesine mütevakkıftır
:
A - İlk tedrisat muallimleri müfettiş raporları ve Maarif müdürlerinin
müspet mütalaalarıyla;
B - Orta tedrisat muallimleri, müfettiş raporları ve talim sicilleriyle.
3308 SAYILI MESLEKİ EĞİTİM KANUNU
Denetleme ve ceza
Madde 41 - Bu Kanun
hükümlerine göre Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının dışında
kamu ve özel kurum ve kuruluşlarında yapılan aday çırak, çırak
ve kalfaların eğitimi ile işletmelerde yapılan mesleki eğitim
Bakanlık ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca denetlenir.
Denetlemenin esas ve usulleri bu bakanlıklarca müştereken çıkarılacak
yönetmelikle düzenlenir.
Yukarıda belirtilmiş olan mevzuat çerçevesinde;Milli Eğitim Bakanlığı
Denetim Elemanlarınca diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca teftiş,inceleme
yapılacağı,özellikle de Anayasa ve Tevhid-i Tedrisad Kanununda
tüm kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı eğitim kurumlarının denetimlerinin
Milli Eğitim Bakanlığınca yapılacağını belirtmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı
ve bünyesindeki Bakanlık Müfettişleri; T.C. Anayasası’ nın 42
inci; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 17 inci, 56 ıncı
ve 58 inci; 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun’un 2 inci ve 27 inci; 1702 sayılı Kanunun
16 ıncı ; 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 1inci,
2'inci ,43 üncü, 44 üncü, 46 ıncı; 3308 sayılı Çıraklık ve Mesleki
Eğitim Kanunu’nun 41inci; 2908 sayılı Dernekler Kanunu’nun 45
inci ;506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 130 uncu; Milli Eğitim
Bakanlığı Teftiş Kurulu Tüzüğü’nün 5/a ve 29/a uncu; Milli Eğitim
Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 7 inci ve 61-62 inci
maddelerinde yer alan düzenlemeler kapsamında; Milli Eğitim Bakanlığı
Merkez Kuruluşları Danışma ve Denetim Birimi olarak, Bakanın
emir veya onayı üzerine Bakan adına,Milli Eğitim Bakanlığına
bağlı (2002-2003 öğretim yılında) toplam 16.725.598 öğrencinin
bulunduğu; 59.797 okul ve kurum ile toplam 604.006 öğretmen ve
Bakanlık merkez teşkilâtıyla, bağlı ve ilgili kuruluşların her
türlü faaliyet ve işlemleriyle ilgili olarak danışmanlık, rehberlik,
denetim, inceleme ve soruşturma işlerini yürütmektedir. Bu kapsamda;
Bakanlığın amaçlarını daha iyi gerçekleştirmek, mevzuata,plân
ve programa uygun çalışmasını temin etmek amacıyla gerekli teklifleri
hazırlamak ve Bakana sunmak; mevzuatın uygulanmasından doğan
sonuçlar üzerinde inceleme yaparak, görülecek yanlışlık ve eksikliklerin
giderilmesi ve düzeltilmesi yollarını araştırmak ve işlerin istenen
düzeyde yürümesini sağlamak için alınması gereken önlemleri ve
düşüncelerini raporla bildirmek; öğrencilerin Millî Eğitimin
amaç ve ilkelerine uygun biçimde yetiştirilip yetiştirilmediğini,
yetenek, bilgi ve beceri kazandırılıp kazandırılmadığını incelemek,
araştırmak ve sonuçlarını rapor hâlinde sunmak; görevlerini yaparken
öğrendikleri yolsuzluklar için sorumlular hakkında tâbi oldukları
soruşturma usulüne uygun olarak gecikmeden soruşturmaya başlamak;
Bakanlığı ilgilendiren konularda yurt içinde inceleme ve araştırmalar
yapmak; görevlendirildikleri komisyon, seminer, toplantı ve benzeri
meslekî çalışmalara katılmak; Bakanlığın personeline yönelik
olarak düzenlenen hizmet içi eğitimlerde öğretim görevliliği;
hukuki düzenlemelerle ilgili olarak Bakanlık birimlerine görüş
vermek; şeklinde görevleri yürütmektedirler.
Eğitim Denetiminin Gerekliliği:
Üniter Devlet yapımız içerisinde ve ülke düzeyinde
Milli Eğitimde Eğitim ve Öğretim birlik ve bütünlüğünü sağlama
görev ve sorumluluğu ile denetimi; Anayasa, 430 sayılı Tevhidi
Tedrisat Kanunu, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu,3797 sayılı
Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve
222 sayılı İlköğretim ve Eğitim, 1702 sayılı İlk Ve Orta Tedrisat
Muallimlerinin Terfi Ve Tecziyeleri Hakkında, 4357 sayılı İlkokul
Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına
dair Milli Eğitim Bakanlığına yönelik özel Kanunlar ile Milli
Eğitim Bakanlığına verilmiştir. Dolayısıyla; Yasal düzenlemeler,
milli eğitim – öğretimin, ulusal düzeyde üniter devlet yapımız
içerisinde bir bütün olarak yürütülmesi ile gözetim ve denetiminin,
Milli Eğitim Bakanlığınca yapılmasını gerektirmektedir. Bu gereklilik
doğrultusunda denetim, 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanunda da yer alan Teftiş Kurulu Başkanlığınca
yürütülmektedir. Diğer yandan, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı
(2002-2003 öğretim yılında) toplam 59.797 okul ve kurum ile 604.006
öğretmen ve 16.725.598 öğrencinin bulunduğu da dikkate alındığında,
Milli Eğitim Bakanlığında eğitim denetiminin özel bir önemi ortaya
çıkmaktadır. Yine, bu özel önemin odak noktası ise, Milli Eğitim
Bakanlığınca yürütülen eğitim denetim işlevinin, icra edilmiş
fiil ve eylemlerle ilgili olduğu gibi; eğitimde amaç, birlik-
bütünlük ve hedeflere ulaşılabilmesi açısından icra edilmemiş
eksik çalışmalara yönelik olarak ve vizyon geliştirici yönde
rehberlik denetimine de yönelik hizmet içi eğitimi kapsar şekilde
sürekli bir süreçtir. Dolayısıyla; Milli Eğitim Bakanlığında
eğitim-öğretimin ülke düzeyinde denetimi,vazgeçilemez önem ve
büyüklükte görev ve mesuliyettir.
“Teftiş” fonksiyonu, her kurumun çalışma özelliklerine,
mevzuatına, faaliyet alanlarına göre farlılık gösterebilirse
de; denetim, özellikle de verimlilik, tutumluluk ve etkinlik
odaklı denetiminin tespit edilmiş ve uluslararası standartları
vardır. Bunlar ülkeden ülkeye fazla farklılık göstermezler. Ancak,
bu standartların kurumsal ölçekte yerleştirilebilmesi, tüm gelişmiş
ülkelerde olduğu gibi, bu standartların kurumsal bir yapı tarafından
hazırlanması, uygulamanın takip edilmesi, aksayan alanlarda çözüm
önerileri getirilmesi ile mümkündür.
Milli Eğitim Bakanlığında, idari organizasyon içindeki birimlerin
ve kurum içi işlem ve etkinliklerin denetimi,meslek içi eğitimden
geçmiş, genel denetim tekniklerini ve soruşturma yöntemlerini
bilen müfettişlerce yapılmaktadır.
Avrupa Birliği üyesi ülkelerde de eğitim denetimi,
Merkezi idare ve bazılarında da eyaletler bünyesinde oluşturulan
Teftiş Kurulları veya denetim birimleri bünyesindeki müfettişler
tarafından yapılmaktadır.
Sistemi daha iyi çalışır hale getirmek için;
her ne sebeple olursa olsun, ortaya çıkan sapmaları ve engelleri
tespit ederek giderilmesini sağlamak olan denetim mekanizmalarının,
verimliliğin artırılmasında da büyük bir pay sahibi olduğu kuşkusuzdur.
Kapsamlı eğitim denetiminin amacı; eğitimde
okullaşma, eşitlik, nitelik, iç ve dış verimlilik, maliyet ve
finansman, yönetim ve denetim konularında iyileştirmeyi sağlamak
için sınırlılıkların tanımlanmasında,önceliklerin belirlenmesinde
ve strateji oluşturulmasında yardımcı olmaktadır.
Denetimlerde, eğitim sistemini standartlara ve istatistiki verilere
göre, amaçlanan hedefler yönünden ve toplam kalite açısından
değerlendirmek; eğitim bölgeleri ve okullar ile Bakanlık arasında
irtibatı sağlamak; denetimler esnasında belirlenen eğitimi geliştirici
uygulamaları ve verimli hizmetleri önerilerle birlikte taşıyabilmektedir.
Çağın etkin ve katılımcı bir ortağı olmanın
“odağı” nı eğitim-öğretim oluşturmaktadır. Eğitim birimleri,
kaynakların kullanımı, paylaşımı, aktarımı ve korunması ile insan
yetiştirilmesinde büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Okullarım
bu sorumluluklarını yerine getirmesinin veya getirememesinin
standartlara göre tespiti,denetim ve değerlendirme sistemiyle
daha anlaşılır olarak ortaya konulabilir. Çağdaş okul,sahip olduğu
her türlü teknik,bilgi ve bilim gücünü, ,ilave kaynak yaratabilen,elindeki
imkanları rasyonel bir biçimde kullanarak,bilim ve insanlık adına
yararlı katkılarda bulunabilendir. Teftiş, okulların bu rolünü
yerine getirebilecek konuma ulaşmasında ve bilim geleneğine bağlı
kalarak öz denetim sistemini kurabilmesinde rehberlik görevini
yerine getirmektedir.
Denetim birimi,eğitim kurumlarının amaç,hedef
ve ilkeler doğrultusunda etkin ve verimli çalışmalarına rehberlik
etmek,kurumları arasında eşgüdümü sağlamak ve işbirliğini geliştirmek,
değerlendirmek gibi işlevleri de yerine getirmektedir.
Diğer yandan; bilgi ve teknolojide hızlı değişim
ve ilerleme,bireyleri ve eğitimcileri de değişim yönünde etkileyerek,eğitim
sistemini ve işlevini de değişime zorlamakta ve yeni duruma uyum
sağlamada eğitimde denetim ve rehberlik hizmetlerinin önemi daha
da artmaktadır.
Türk Eğitim Sisteminde, çağın hızla değişen koşulları bağlamında
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu her zaman üzerine düşen
öncülük görevini büyük bir sorumluluk bilinci içinde kendisine
yakışan biçimde yerine getirmiş, hiçbir yan etkilenme ve oluşuma
itibar etmeyerek görevini yerine getirmiştir.
Teftiş Kurlunun inceleme, denetim, araştırma
ve soruşturma işlemleri yanında önemli bir yer tutan rehberlik
işlevini, denetimler dışında yayın yoluyla da başarıyla gerçekleştirdiği
bilinmelidir.
Milletçe; konuşurken kavga etmeyen,haklarını
savunurken zor kullanmayan, onurunu da gözeten, üreten fakat
israf etmeyen, eleştiriye açık, aynı zamanda kendisini de eleştirebilen,
bilimselliği esas alıp, sağ duyu ile hareket edebilen; olayları
akıl, bilim ve vicdanın süzgecinden geçirip yargılayabilen insanlardan
meydana gelen sağlıklı bir topluma ulaşmayı arzuluyoruz. Bunun
da başlangıç noktasını, bu nitelikleri önce kendisi kazanmış,
sonra da ailesine, çevresine, birim ve kurumuna kazandırmaya
çalışan eğitici ve yöneticiler oluşturmaktadır.
“İnsan yetiştirme” alanı hata kaldırmayan, yapıldığında ise telafisi
zor alanlardan birisidir. Bu nedenledir ki insanları iyi yönetmek
ve mutlu etmek, en az iyi yetiştirmek kadar önemlidir. Belki
çoğu zaman iyi yetiştirmenin yollarını, iyi yöneticiler açarlar.
Çünkü, toplumsal düzeni sağlayan; kanun, tüzük, yönetmelik ve
genelgeleri uygulayan, denetleyen, sorgulayan yöneticiler, özellikle
eğitim yöneticileridir.
Bu nedenledir ki eğitim yöneticileri; Devlet
ve toplum düzeninin tüm kurum ve kuruluşlarda hizmetlerin hukuk
kuralları içinde ve kesintisiz yürütülmesi ile sağlanacağının
bilincindedir. Hukukun üstünlüğüne inanan Devletimiz, toplumun
huzur ve düzeninin sağlama yolunda bir takım kurallarla gerekli
önlemleri almıştır.
Her ne kadar bu kurallara uymak bir vatandaşlık
görevi ve borcu olsa da işleyişte zaman zaman bilerek veya bilmeyerek,
çalışma düzeninin bozulduğu, eğitim ve yönetim çalışmalarının
bu durumdan olumsuz yönde etkilendiği de bir gerçektir. Bu olumsuzlukların
ortadan kaldırılarak, kişi ve kurumların disipline edilebilmesi,
kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelerin yaptırım gücüne baş
vurulması ile mümkün olabilecektir.
Teftiş, bir kurumun kuruluş amacı doğrultusunda,
yasa, yönetmelik ve ilgili mevzuata uygun, işlem-eylem yerindeliği,
verim, etkinlik ve hizmet kalitesinin sağlanması ile varsa usul
ve esaslardan sapmalar ve bunların nedenlerini tespitle, çözüm
önerileri sunmak, madde ve insan kaynaklarının örgütün amacı
doğrultusunda en rasyonel şekilde kullanılmasını sağlamak ve
yardımcı olmaktır. Kısaca, kamu adına ve yararına uygulama ve
davranışların mevzuata uygunluğunu kontrol etme işlevidir.
Çağdaş yönetimlerde, hedeflerini koymayan, bunları
gerçekleştirmek için bir planlamaya gitmeyen ve uygulama sonuçlarını
değerlendirmeyen bir sistemden söz edilemez. Üretilen ve gerçekleştirilenlerin
kontrolü, eksiklik ve yanlışlıkların düzeltilmesi, amacın gerçekleştirilmesi
açısından bir zorunluluktur.
Her yıl 3-5 Avrupa ülkesinin toplam nüfusu kadar
öğrenciyi okul ve öğretmenle buluşturan eğitim sistemimizin boyutu,
kontrol ve değerlendirme ögesini öne çıkarmaktadır. Nitekim Anayasamızın
42. maddesindeki; ”Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun
bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tesbit edilir ve
düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları
doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin
gözetim ve denetimi altında yapılır...” ifadesi, denetimin yani
Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun görev ve sorumluluğunun
büyüklüğünü ortaya koymaktadır.
